PIRELLI BMW iX3 İçin Eect Teknolojisine Sahip İki Özel P ZERO Lastiği Geliştirdi

0
114

İlk Neue Klasse modeli için geliştirilen yeni lastik seçenekleri, Pirelli tarafından Münihli otomobil üreticisiyle iş birliği içinde tasarlandı.

%55’ten fazla doğal ve geri dönüştürülmüş malzeme içeren ve Avrupa etiketinde üçlü A derecelendirmesine sahip özel bir P Zero E modeli de sunuluyor. 

Pirelli, yeni BMW iX3 için aracın belirli özelliklerini öne çıkarmak üzere tasarlanmış iki farklı lastik seçeneği geliştirdi. Bunlardan ilki, hassas yol tutuşuna odaklanan özel P Zero versiyonu; diğeri ise elektrikli güç aktarma sistemlerinin karakteristik özelliklerini öne çıkaran P Zero E. Her iki ürün de Pirelli’yi farklı kılan inovasyonlar sayesinde yüksek performansıyla tanınan P Zero lastik ailesinin birer üyesi olarak öne çıkıyor.

Alman üreticinin elektrikli araç modellerine yönelik yeni platformu olan ilk Neue Klasse modeli için geliştirilen her iki seçenek de Pirelli Elect teknolojisini barındırıyor. Bu teknoloji; düşük dönme direnci ve özel çözümler sayesinde menzili, konforu ve dayanıklılığı önemli ölçüde artırarak elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçların performansını en üst düzeye çıkarmak için tasarlandı.

Elect teknolojisine ek olarak, Pirelli’nin teknolojik gelişiminin amiral gemisi olan P Zero E, Avrupa etiketinde 3A derecesi sunuyor ve %55’in üzerinde doğal ve geri dönüştürülmüş malzeme barındırıyor. Bu özellikleri lastiğe Uluslararası ADI Compasso d’Oro Ödülü‘nü kazandırdı. P Zero E, Osaka’daki Expo 2025’te sunulan dünyanın en prestijli endüstriyel tasarım ödülünü kazanan tarihteki ilk lastik olma ünvanını taşıyor.

BMW iX3 için geliştirilen P Zero, dört tekerlekte aynı ebadın kullanıldığı 20 inç ve ön/arka için karma (farklı) ebatlı 21 inç seçenekleriyle sunulurken, P Zero E de yine ön ve arka için karma ebat konfigürasyonuyla 22 inç olarak sunuluyor.

Breuberg ve Münih’teki sanal ortamlarda geliştirildi

Araca özel bu lastik seçeneklerinin geliştirilmesi sürecinde Pirelli’nin Ar-Ge ekibi, Breuberg’deki (Almanya) Sanal Geliştirme Merkezi’nin (VDC) ve Münih’teki BMW Group Sürüş Simülasyon Merkezi‘nin ileri teknolojilerinden yararlandı. İç hamurdaki yeni bir malzeme paketi ve yapısal güçlendirmelerle birleştirilen gelişmiş sanal simülasyon teknikleri; yol tutuş, dönme direnci ve ıslak zemin performansı arasındaki denge gibi geleneksel lastik geliştirme tavizlerinin üstesinden gelinmesini sağladı. Sanal tasarım ve test süreçleri; geleneksel yöntemlere kıyasla daha yüksek hassasiyet, geliştirme sürelerinde %30’a varan azalma ve yaklaşık üçte bir oranında daha az fiziksel prototip ihtiyacı gibi önemli avantajlar sunuyor.

- REKLAM -